|
“Duanız olmadıktan sonra Rabbim sizi neylesin?” (Furkan Suresi, 77. ayet)
CEHHENEMİN MURADI BENİ YAKMAKSA YAKABİLİR,CENNET GÜL BAHCESİ OLMAYACAKSA OLMAYA BİLİR,BENİM DERDİM İNAN BAŞKADIR BUNLAR DEĞİLDİR,BENİM SEVDAM YİGİTLER KAPISINDA BEKLEMEKTİR,ASHABI KEYFİN KOPEĞİ GİBİ OLSUN,OLABİLMEKTİR.
EY TALİHSİZLERİN SIĞINAĞI,EY ACİZLERİN GÜÇ KAYNAĞI,EY DERTLİLERİN TABİBİ VE EY YOLDA KALMIŞLARIN YOL GÖSTERENİ!BİR KERE DAHA SANA İÇİMİZİ SANA DÖKÜYORUZ BOŞ ŞEYLERİN ARKASINDAN KOŞUP DURDUK;OLMAYAC AK HÜLYALARA GÖNÜL BAĞLADIK.
ÜMİT ETTİKLERİMİZ YÜZÜMÜZE BAKMADI VE ASLA BİZİ UMURSAMADI.BU GÜNE KADAR SENDEN BASKA SESİMİZİ DUYAN,BAŞIMIZI OKŞAYAN OLMADI.
ŞU ANDA DUYGULARIMIZ DERBEDER,DAVRA NIŞLARIMIZ AHENKSİZ,RUHLA RIMIZ KİRLİ, AYAKLARIMIZ TİTREK,ELLERİM İZ MEFLUÇ ÜMİTLERİMİZ SARSIK,HAVALAR BOZ-BULANIK. İŞTE BÖYLE BİR DAĞINIKLIK İÇİNDE SANA GELDİK. BÖYLE GELENLERİN İLKİ DEĞİLİZ SONUNCUSU DA OLMAYACAĞIZ.RA HMETİN BU GARİP PİŞMANLARIN ÜMİT KAPISI,BİZLER DE BU KAPININ ÖNÜNDEKİ DİLENCİLER.SEN İN KAPINA GELENLERDEN BOŞ DÖNEN HİÇ OLMAMIŞ,HİÇ BİR PİŞMAN KOVULMAMIŞTIR. O KAPI SENİN KAPIN ONUN BAŞKALARINDAN FARKI DA HER GELENE AFFINDIR.BİZİ HİLM Ü SİLMİNLE GÜÇLENDİR.ZALİ MLERE DE VARLIĞINI DUYUR.BİZİ AFFET GÜLLERİN EFENDİSİNİN(S. A.V.)HATRINA AFFET(AMİN)
|
|
HERŞEY SANA EĞİLİYOR...... Mehmet Işık
Her şey, ama her şey, canlı-cansız, büyük-küçük her şey sana eğiliyor. Hürmetle eğiliyor, yerlere kapanıyor.
Nereye baksam, hangi tarafa yönelsem böyle; bütün varlıklar senin hükmüne boyun eğmiş, rükû ediyor.
Adeta her şey dile gelmiş haykırıyor: “Gel sen de bize katıl! Eğil, senin ve bütün varlıkların sahibine! Yoktan var edene eğil. Eğil ki, O senin başını eğdirmesin, seni kimseye zelil etmesin...”
Ne muhteşem bir nizam kurmuşsun Rabbim! Her zerreye damganı vurmuşsun. Görmek isteyenlere görünen, duymak isteyenlere haykıran damgalar ve işaretler... Görmek istemeyenlere silinen, duymak istemeyenlere dilsiz kesilen izler...
Ey Sevgili! En Sevgili! Hey Rabbim! Ufkumu aç göreyim, gönlümü aç anlayayım, perdeleri kaldır, duyayım, mevcudatın söylediğini, varlıkların hallerini. Çünkü onları şekillendiren sensin; onları söyleten de sen!..
Denizlerden yükselttiğin bulutları seyrettim. Heybetle doğrulan bir pehlivan gibi göğe yükseliyorlar. Yükseldikçe gürleşiyor, gürleştikçe sıra dağları andırıyorlar. Göklerde özgürce dolaşacaklarını sandım. Ama hayır! Anladım, yolları çizilmişti. Mağrur başlarını itaatle eğdiler, her biri yollarında yürüdüler.
İşte senin azametin karşısında damla damla yere kapanıyorlar. Sonra bir araya gelip, derelere, ırmaklara dönüşüyorlar. Aşkınla divane bir meczub gibi başlarını taşlara vura vura çırpınıyorlar. Tekrar bulut olup yükselmek için, tekrar senin huzurunda eğilmek için...
Ve o damlalar: Ölü topraklara can oluyorlar, can katıyorlar. O canla dirilen her şey delidolu bir delikanlı gibi gelişip serpiliyor. Sonra... sonra olgunlaşıyor, başlarını büküyorlar.
İşte ekinler, başaklar, ağaçlar, dağlar, taşlar.... Her şey seni biliyor, yüce huzurunda boyun eğiyor.
İşte yıldızlar, gezegenler... Hepsi senin nuruna pervane. Dönüyor, dönüyor, itaatle sana rukû ediyor, seni tesbih ediyorlar.
Kim demiş sadece insanoğlu rükû eder, baş eğer diye! İşte zerreler, kürreler, insanlar, melekler, dağlar, taşlar... Bütün varlıklar rukû ediyor. Bir an durmaksızın rükû ediyor, senin yüceliğin karşısında eğiliyor.
Ey Sevgili! En Sevgili! Hey Rabbim! Bütün kainat senin huzurunda eğilirken, bu ahenge benim de bilerek, isteyerek katılmamı istedin.
“Namazı tam kılın, zekâtı hakkıyla verin ve rukû edenlerle birlikte siz de rukû edin!” (Bakara, 43) buyurdun.
“Ey iman edenler! Rukû edin, secdeye kapanın. Rabbinize ibadet edin. Hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hacc, 77) dedin.
Buyruğun başım üstüne Rabbim...
İşitiyor, itaat ediyor, huzurunda eğiliyorum Rabbim!
Beni başkalarına eğdirme!
Sana rukû etmenin hazzını bana tattır!
Rukû edenlerle birlikte, huzuruna rukû ederek girmemi nasip eyle!
Sübhane Rabbiye’l-Azîm
Sübhane Rabbiye’l-Azîm
Sübhane Rabbiye’l-Azîm...
Semerkand Dergisinden alınmıştır.
|
|
|
DUA
Biz,kısık sesleriz...minareleri,
Sen,ezansız bırakma Allahım!
Ya çağır şurda bal yapanlarını,
Ya kovansız bırakma Allahım!
Mahyasızdır minareler...göğü de,
Kehkeşansız bırakma Allahım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allahım!
Bize güç ver...cihad meydanını,
Pehlivansız bırakma Allahım!
Kahraman bekleyen yığınlarını,
Kahramansız bırakma Allah'ım!
Bilelim hasma karşı koymasını,
Bizi cansız bırakma Allah'ım!
Yarının yollarında yılları da,
Ramazansız bırakma Allah'ım!
Ya dağıt kimsesiz kalan sürünü,
Ya çobansız bırakma Allah'ım!
Bizi sen sevgisiz,susuz,havasız;
Ve vatansız bırakma Allah'ım!
Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,
Müslümansız bırakma Allah'ım!
Arif Nihat Asya
DUA ........................Ebubekir SEFİL
İnsanın kendi acziyetini, Alemlerin Sahibi’nin sonsuz kudretini idraki ve itirafıdır dua.
Bize bizden yakın olana, bizi bizden iyi bilene teslim olmakır dua.
İçimizde saklı dünyayı, dışımızdaki kainatı her an görüp gözeten Yüce Yaratıcı'nın huzurunda olmaktır dua.
Yürekten kopup gelen niyaz, edeple eğilen baş ve gözden süzülen bir damla yaştır dua.
Sonsuz kudret ve merhamet sahibinin kapısında heyecan ve umutla bekleyiştir dua.
Kurumuş dudakların, rahmet ve lütuf pınarlarından içmeye iştiyakıdır dua.
Karşılıksız, sınırsız verilmiş nimetlere teşekkürdür dua.
Dostun dostla, sevenin sevgiliyle muhabbetidir dua.
En mahrem sırları Padişahlar Padişahı’na açabilmektir dua.
Dünya gurbetinden gerçek sılaya yöneliştir dua.
Seher vakitlerinin kandili, hak yolcusunun menzilidir dua.
İslâm olmaktır, mümin olmaktır, özgür olmaktır, kul olmaktır dua...
“Ey Rabbim! Senden başka ilâh yok. Seni her türlü kusur ve eksiklerden tenzih ederim. Ben, kendine zulmedenlerden oldum.”
“Ey Rabbimiz! Hata eder veya unutursak bizi sorumlu tutma.
Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme.
Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz şeylerle bizi yükümlü tutma.
Bizi affet. Kusurlarımızı bağışla. Bize merhamet et. Sensin bizim mevlâmız...”
|
|