n.dabanlioglu.sitemynet.com
ANA SAYFA SİZLERDEN GELENLER DUA MAKALE Şiir Nasihat ERZİNCAN IM Mola ÇOCUKCA Editor

Şiir

home061103.jpg

AŞK

Cihanı hiçe saymaktır adı aşk
Döküp varlığı gitmektir adı aşk
Elinde sükkeri ayruğa sunup
Ağuyu kendi yutmaktır adı aşk
Bela yağmur gibi gökten yağarsa
Başını ona tutmaktır adı aşk
Bu alem sanki oddan bir denizdir
Ona kendini atmaktır adı aşk
Var Eşrefoğlu Rumi bil hakikat
Vücudu fani etmektir adı AŞK
Eşrefoğlu Rumi
**********************
Sükker :Şeker
Ayruk : Başkası
Ağu : Zehir
Od : Ateş
Fani : Yok olma

turkey.gif


BAYRAK

Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık, dalga dalga bayrağım!
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selâmlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver.
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar:
Yurda ay yıldızının ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün
Kızıllığında ısındık;
Dağlardan çöllere düştüğümüz gün
Gölgene sığındık.

Ey şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalı;
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde açan çiçeğim.
Senin altında doğdum.
Senin altında öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yer yüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!

Arif Nihat ASYA




dove.gif

Gönül............Karacaoglan

Evvel sende yücelerden uçardın,
Şimdi enginlere indin mi gönül?
Derya,deniz,dağ taş demez aşardın,
Karadan menzilin aldın mı gönül?

Şu gençliğin elden gitti,yel gibi,
Damağında tadı kaldı,bal gibi
Hoyrat eli değmiş,gonca gül gibi,
Bozulmuş bağlara döndün mü gönül?

Madem Dilber

Madem dilber, meylin yoğudu bende
Ezelinden ikrar vermeyeyidin
Muhabbettir güzelliğin nişanı
Urun urun bakıp gülmeyeyidin.

Siyah saçlarını eylersin perde
Beni sen uğrattın bin türlü derde
Ben kendi halımda gezdiğim yerde
Çağırıp yadigar vermeyeyidin.

Karacaoğlan der ki;Ey mahı mestim
Kaşla göz edersin beni mi kestin
Severler güzeli darılma dostum
Darıldıysan güzel olmayayıdın.

mum.gif

ÇİLE

Gaiblerde bir ses geldi: Bu adam,
Gezdirsin boşluğu ense kökünde!
Ve uçtu tepemden birdenbire dam;
Gök devrildi, künde üstüne künde...

Pencereye koştum: Kızıl kıyamet!
Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı!
Sonsuzluk, elinde bir mavi tulbent,
Ok çekti yukardan, üstüme avcı

Ateşten zehrini tattım bu okun,
Bir anda kül etti can elmasımı.
Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un,
Kustum, öz ağzımdan kafatasımı

Bir bardak su gibi çalkandı dünya;
Söndü istikamet, yıkıldı boşluk.
Al sana hakikat, al san rüya!
İşte akıllılık, işte sarhoşluk!

Ensemin örsünde bir demir balyoz,
Kapandım yatağa son çare diye.
Bir kanlı şafakta, bana çil horoz,
Yepyeni bir dünya etti hediye

Bu nasıl bir dünya, hikayesi zor;
Makânı bir satih, zamanı vehim.
Bütün bir kahinat muşamba dekor,
Bütün bir insanlık yalana teslim.

Nesin sen, hakikat olsan da çekil!
Yetiş körlük, yetiş, takma gözde cam!
Otursun yerine bende her şekil;
Vatanım, sevgilim, dostum ve hocam!

***

Aylarca gezindim, yıkık ve şaşkın,
Benliğim bir kazan ve aklım kepçe,
Deliler köyünden bir menzil aşkın,
Her fikir içimde bir çift kelepçe.

Niçin küçülüyor eşya uzakta?
Gözsüz görüyorum rüyada, nasıl?
Zamanın raksı ne bir yuvarlakta?
Sonum varmış, onu öğrensem asıl?

Bir fikir ki sıcak yarad kezzap,
Bir fikir ki, beyin zarında sülük.
Selam sana haşmetli azap;
Yandıkça gelişen tılsımlı kütük.

Yalvardım: Gösterin bilmeceme yol!
Ey yedinci gök, esrarını aç!
Annemin duası, düş de perde ol!
Bir asâ kes bana, ihtiyar ağaç!

Uyku, katillerin bile çeşmesi;
Yorgan, Allahsıza kadar sığınak.
Teselli pınarı, sabır memesi;
Size şerbet, bana kum dolu çanak.

Bu mu, rüyalarda içtiğim cinnet,
Sırrını ararken patlayan gülle?
Yeşil asmalarda depreniş, şehvet;
Karınca sarayı, kupkuru kelle...

Akrep nokta nokta ruhumu sokmuş,
Mevsimden mevsime girdim böylece.
Gördüm ki, ateşte, cımbızda yokmuş,
Fikir çilesinden büyük işkence.

***

Evet, her şey bende bir gizli düğüm;
Ne ölüm terleri döktüm, nelerden!
Dibi yok göklerden yeter ürktüğüm,
Yetişir çektiğim mesafelerden!

Ufuk bir tilkidir, kaçak ve kurnaz;
Yollar bir yumaktır, uzun ve dolaşık.
Her gece rüyamı yazan sihirbaz,
Tutuyor önümde bir mavi ışık.

Büyücü, büyücü ne bana hıncın?
Bu kükürtlü duman, nedir inimde?
Camdan keskin, kıldan ince kılıcın,
Bir zehir kıymak gibi, beynimde.

_iir.jpg

basl_k_yol_denir2.jpg

rosa7.gif

SAKARYA TÜRKÜSÜ

İNSAN BU SU MİSALİ KIVRIM KIVRIM AKAR YA
BİR YANDA AKAN BENİN ÖBÜR YANDA SAKARYA
SU İNER YOKUŞLARDAN HEP BASAMAK BASAMAK
BENİMSE ALIN YAZIM YOKUŞLARDA SUSAMAK
HER ŞEY AKAR SU, TARİH, YILDIZ, İNSAN VE FİKİR
OLUKLAR ÇİFT BİRİNDEN NUR AKAR BİRİNDEN KİR
AKIŞTA DEMETLENMİŞ BÜYÜK KÜÇÜK KAİNAT
ŞU ÇIKAN BULUTA BAK BU İNEN SUYA İNAT
FAKAT SAKARYA BAŞKA YOKUŞ MU ÇIKIYOR NE?
KURŞUNDAN BİR YÜK BİNMİŞ KÖPÜKTEN GÖVDESİNE.
ÇATLIYOR YIRTINIYOR YOKUŞU SÖKMEK İÇİN
HEY SAKARYA KİM DEMİŞ SUYA VURULMAZ PERÇİN?
RABBİM İSTERSE SULAR BÜKLÜM BÜKLÜM BURULUR
SIRTINA SAKARYANIN TÜRK TARİHİ VURULUR
EYVAH EYVAH SAKARYAM SANA MI DÜŞTÜ BU YÜK
BU DAVA HOR, BU DAVA ÖKSÜZ, BU DAVA BÜYÜK!...

NE AĞIR İMTİHANDIR BAŞINDAKİ SAKARYA...
BİNBİR BAŞLI KARTALI NASIL TAŞIR KANARYA?..

İNSANDIR SANIYORDUM MUKADDES YÜKE HAMAL
HAMALLIK Kİ SONUNDA NE RÜTBE VAR NE DE MAL
YALNIZ ACI BİR LOKMA ZEHİRLE PİŞMİŞ AŞTAN
VE AYRILIK, ANADAN, VATANDAN, ARKADAŞTAN
ŞİMDİ DÖVÜN SAKARYA DÖVÜNMEK VAKTİ BU AN
KEHKEŞANLARA KAÇMIŞ ESKİ GÜNLERİ AN
HANİ YUNUS EMRE Kİ KIYINDA GEZİNİYORDU
HANİ ARDINDA ÇİL ÇİL KUBBELER SERPEN ORDU
NEREDE KARDEŞLERİN CÖMERT NİL, YEŞİL TUNA
GİDEN ŞANLI AKINCI NE GÜN DÖNER YURDUNA?
MERMERLERİN NABZINDA HALA ÇARPAR MI TEKBİR?
BULUR MU DELİ RÜZGAR O SEDAYI ALLAH BİR!
BÜTÜN BUNLAR SENDEDİR BU GİRİFT BİLMECELER;
SAKARYA KANDİLLERE KATAN DÖKTÜ GECELER...
VİCDAN AZABINA EŞ, KAYNA KAYNA SAKARYA,
ÖZ YURDUNDA GARİPSİN ÖZ VATANINDA PARYA!
İNSAN ÜÇ BEŞ DAMLA KAN, IRMAK ÜÇ BEŞ DAMLA SU;
BİR HAYATA ÇATTIK Kİ HAYATA KURMUŞ PUSU
GELDİ ÖLÜMLÜ YALAN GİTTİ ÖLÜMSÜZ GERÇEK;
SİZ HAYAT SÜREN LEŞLER, SİZİ KİM DİRİLTECEK?
KAFDAĞINI ASSALAR BELKİ ÇEKER DE BİR KIL
BU İFRİTTEN SUALİN KILINI ÇEKMEZ AKIL
SAKARYA SAF ÇOCUĞU MASUM ANADOLUNUN
DİVANESİ İKİMİZ KALDIK ALLAH YOLUNUN
SEN VE BEN GÖZYAŞIYLA ISLANMIŞ HAMURDANIZ
RENGİMİZE BAKSINLAR KANDAN VE ÇAMURDANIZ!
AKREBİN KISKACINDA YOĞURMUŞ BİZİ KADER;
ALDIRMA BÖYLE GELMİŞ BU DÜNYA BÖYLE GİDER!
BANA KEFENDİR YATAK, SANA TABUTTUR HAVUZ
SEN KIVRIL BEN GİDEYİM SON PEYGAMBER KILAVUZ
YOL ONUN VARLIK ONUN GERİSİ HEP ANGARYA
YÜZÜSTÜ ÇOK SÜRÜNDÜN AYAĞA KALK SAKARYA.....
NECİP FAZIL KISAKÜREK

Lugat, bir isim ver bana halimden;
Herkesin bildiği dilden bir isim!
Eski esvaplarım, tutun elimden;
Aynalar söyleyin bana, ben kimim?

Söyleyin, söyleyin, ben miyim yoksa,
Arzı boynuzunda taşıyan öküz?
Belâ mimarının seçtiği arsa;
Hayattan muhacir; eşyadan öksüz?

Ben ki, toz kanatlı bir kelebeğim,
Minicik gövdeme yüklü Kafdağı,
Bir zerreciğim ki, Arş'a gebeyim,
Dev sancılarımın budur kaynağı!

Ne yalanlarda var, ne hakikatta,
Gözümü yumdukça gördüğüm nakış.
Boşuna gezmişim, yok tabiatta,
İçimdeki kadar iniş ve çıkış.

***
Gece bir hendeğe düşercesine,
Birden kucağına düştüm gerçeğin.
Sanki erdim çetin bilmecesine,
Hem geçmiş zamanın, hem geleceğin.

Açıl susam, açıl! Açıldı kapı;
Atlas sedirinde mavera dede.
Yandı sırça saray, ilahi yapı,
Binbir avizeyle uçsuz maddede.

Atomlarda cümbüş, donanma, şenlik;
Ve çevre çevre nur, çevre çevre nur.
İçiçe mimari, içiçe benlik;
Bildim seni ey Rab, bilinmez bilinmez meşhur!

Nizam köpürüyor, med vakti deniz;
Nizam köpürüyor, ta çenemde su.
Suda bir gizli yol, pırıltılı iz;
Suda ezel fikri, ebed duygusu.

Kaçır beni ahenk, al beni birlik;
Artık barınamam gölge varlıkta.
Ver cüceye, onun olsun şairlik,
Şimdi gözüm, büyük sanatkarlıkta.

Öteler öteler, gayemin malı;
Mesafe ekinim, zaman madenim.
Gökte saman yolu benim olmalı;
Dipsizlik gölünde, inciler benim.

Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!
Heybem hayat dolu, deste ve yumak.
Sen, bütün dalların birleştiği kök;
Biricik meselem, Sonsuza varmak... N.F.K

rose1.jpg

rosa_schneekugel.gif

dostson.jpg

seni_yol.jpg

n.dabanlioglu@mynet.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın